Emekliliğinin ardından ağaç köklerinden 750 eser yaptı

Ankara’da yaşayan emekli öğretmen bir ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı kök sanatında, doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürerek yaklaşık 750 eser yaptığını belirtti.

Emekliliğinin ardından ağaç köklerinden 750 eser yaptı
KÜLTÜR SANAT 4 dk okuma 6 Okunma
Yazı Boyutu:

Ankara’da yaşayan emekli öğretmen bir ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı kök sanatında, doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürerek yaklaşık 750 eser yaptığını belirtti.

Ankara’da yaşamını sürdüren Rıza Kara, 2006’da öğretmenlikten emekli olduktan sonra bir öğretmenin her zaman örnek olması gerektiğini düşünerek kök sanatına başladı. Kara, bahçesindeki ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı sanatta yaptığı 750 eserle yurt dışı ve yurt içinde sergiler düzenledi. Yurt dışında kalmasını ve orada eserlerine devam etmesi teklifine rağmen kendi ülkesini seçen Kara, "Yurt dışını değil ülkemizi tercih etmeyi uygun buldum. Çünkü benim yaptığım eser Türkiye’de kalsın. Gençler görsün, onlar da yapsın" dedi.

"Doğanın zenginliğini hissettim"

Öğretmenlikten emekli olduktan sonra bahçedeki bir ağacı dinozora benzetmesiyle kök sanatına başlayan Kara, "Emekli öğretmenim ve 2006 yılında emekli oldum. El sanatlarıyla uğraşmaya başladım. Doğanın zenginliğini hissettim. Önce bahçede bir ağaç vardı, onu da bir dinozora benzettim. Daha sonra insanların ilgisini çeker diye arayış içine girdim. Aradım, bulduğum bütün bahçelerden eserler yapmaya devam ettim. Bu da bir hastalık haline dönüştü. Çünkü artık ona alışan da bırakamıyor" diye konuştu.

"Doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürüyorum"

Her ağaç türünden eser yaptığını ama genelde ardıç ve çam ağacından yararlandığını belirten Kara, "Bir eser yapmadan duramıyorum. Mutlaka bitirmem lazım. Ne kadar yorgun olursam olayım, eser yapmaya devam ediyorum. Hangi ağaç türü olursa olsun yaparım ama genelde ardıç ve çam ağacından yararlanıyorum. Doğada görebildiğim, bir şeye benzetebildiğim malzemeleri topluyorum, getiriyorum. Ondan sonra işliyorum. Tabii bu da çok zaman alıyor. Doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürüyorum. Çünkü doğamız oldukça da zengin. Bunları değerlendirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"Gençler bir şeyler yapmalı düşüncesiyle yola çıktık"

2006 yılında emekli olduktan sonra boş vaktini kök sanatıyla ilgilenerek doldurduğunu aktaran Kara, genelde kuş figürleri üzerine çalıştığını belirterek, "İnsanların boş olmaması gerekir dedim. Mutlaka bir şeyler üretmeli, yapmalı. Bir öğretmen olarak topluma örnek olmalı. Gençler bir şeyler yapmalı düşüncesiyle yola çıktık. Ve ilk sergimi de bizim Gümüşhane Şiran’da açtım. O zaman böyle bir çalışmalar da yoktu. Ve büyük bir ilgi gördü. Genelde kuş figürleri ama ondan sonra sehpa ve büyük hayvan figürleri yaptım. Mesela 1-2 metre boyunda geyik var bende onu da yaptım" açıklamasında bulundu.

"Doğanın bütün güzelliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyorum"

Yurt dışında olan sergisinde oradakilerin burada kal eserler yap demesi üzerine kendi ülkesini seçen Kara, "Yaklaşık 750 eserim oldu. Yurt dışını değil ülkemizi tercih etmeyi uygun buldum. Çünkü benim yaptığım eser Türkiye’de kalsın. Gençler görsün, onlar da yapsın. Hedefim benim buydu. Ve oradan çıkıp geldim. Doğanın bütün güzelliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Ama daha güzel şeyler ortaya çıkabilmesi için çalışana, üretene devletin katkıda bulunması gerekir. Hedeflerim biraz daha eser çoğaltmak. Bir müze oluşturmak ve kapılarını halka açmak" ifadelerine yer verdi.

"Doğal güzelliğini bozmak istemiyorum"

Eserleri basit araçlarla şekillendirdiği ve bazı ağaçların doğal güzelliğini bozmamak için cam cilası kullanmadığını aktaran Kara, şöyle konuştu:

"Eserleri temizleyip düzenledikten sonra çok basit el araçları kullanıyorum. Keser, törpü, testere gibi, zımpara. Bunları düzenledikten sonra bir şeye benzeyince üzerinde iyice zımparayla temizleyip ağaçtır sonuçta, bir berrak yani cam cilası atarak güzelleştiriyorum. Ama bazı şeyler var ki çıra ağacından yapılmıştır. Cam cilası istemiyorum. Onun da doğal güzelliğini bozmak istemiyorum."

"Bütün yorgunluğumu sanatla aldım"

Sanatın insanları kaynaştırdığını ve bağ kurmayı sağladığına dikkati çeken Kara, "Çocuklar, gençler; onlara sesleniyorum dinlenirsiniz, sisteminiz düzelir. Rahatlarsanız sağlık sorununuz da kalmaz. Ben baypas ameliyatı geçirdim. Bütün yorgunluğumu sanatla aldım. Bütün sıkıntılarımı bununla attım. Sanatın bana kazandırdığı bir önemli nokta şu: Çok çevrem yoktu. Kardeşlik duygusu pekişiyor. Arkadaşlık, dostluk bağları güçleniyor. Sanat insanları kaynaştıran bir duygu. Her kesimden, hangi ilden kim olursa olsun sıcak bir bağ kurmayı sağlıyor. Doğada hiçbir şey değersiz değildir" şeklinde konuştu.

ANKARA’DA YAŞAYAN EMEKLİ ÖĞRETMEN BİR AĞACI DİNOZORA BENZETMESİYLE BAŞLADIĞI KÖK SANATINDA, DOĞANIN ÇÖPE ATTIKLARINI SANAT ESERİNE DÖNÜŞTÜREREK YAKLAŞIK 750 ESER YAPTIĞINI BELİRTTİ.
ANKARA’DA YAŞAMINI SÜRDÜREN RIZA KARA, 2006’DA ÖĞRETMENLİKTEN EMEKLİ OLDUKTAN SONRA BİR ÖĞRETMENİN HER ZAMAN ÖRNEK OLMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNEREK KÖK SANATINA BAŞLADI.
YURT DIŞINDA KALMASINI VE ORADA ESERLERİNE DEVAM ETMESİ TEKLİFİNE RAĞMEN KENDİ ÜLKESİNİ SEÇEN RIZA KARA, "YURT DIŞINI DEĞİL ÜLKEMİZİ TERCİH ETMEYİ UYGUN BULDUM. ÇÜNKÜ BENİM YAPTIĞIM ESER TÜRKİYE'DE KALSIN. GENÇLER GÖRSÜN, ONLAR DA YAPSIN" DEDİ.
KARA, BAHÇESİNDEKİ AĞACI DİNOZORA BENZETMESİYLE BAŞLADIĞI SANATTA YAPTIĞI 750 ESERLE YURT DIŞI VE YURT İÇİNDE SERGİLER DÜZENLEDİ.
ANKARA’DA YAŞAYAN EMEKLİ ÖĞRETMEN BİR AĞACI DİNOZORA BENZETMESİYLE BAŞLADIĞI KÖK SANATINDA, DOĞANIN ÇÖPE ATTIKLARINI SANAT ESERİNE DÖNÜŞTÜREREK YAKLAŞIK 750 ESER YAPTIĞINI BELİRTTİ.
ANKARA’DA YAŞAYAN EMEKLİ ÖĞRETMEN BİR AĞACI DİNOZORA BENZETMESİYLE BAŞLADIĞI KÖK SANATINDA, DOĞANIN ÇÖPE ATTIKLARINI SANAT ESERİNE DÖNÜŞTÜREREK YAKLAŞIK 750 ESER YAPTIĞINI BELİRTTİ.
KARA, "YAKLAŞIK 750 ESERİM OLDU. YURT DIŞINI DEĞİL ÜLKEMİZİ TERCİH ETMEYİ UYGUN BULDUM. ÇÜNKÜ BENİM YAPTIĞIM ESER TÜRKİYE'DE KALSIN. GENÇLER GÖRSÜN, ONLAR DA YAPSIN. HEDEFİM BENİM BUYDU. VE ORADAN ÇIKIP GELDİM. DOĞANIN BÜTÜN GÜZELLİKLERİNİ ORTAYA ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORUM. AMA DAHA GÜZEL ŞEYLER ORTAYA ÇIKABİLMESİ İÇİN ÇALIŞANA, ÜRETENE DEVLETİN KATKIDA BULUNMASI GEREKİR. HEDEFLERİM BİRAZ DAHA ESER ÇOĞALTMAK. BİR MÜZE OLUŞTURMAK VE KAPILARINI HALKA AÇMAK" İFADELERİNE YER VERDİ.
ANKARA’DA YAŞAYAN EMEKLİ ÖĞRETMEN BİR AĞACI DİNOZORA BENZETMESİYLE BAŞLADIĞI KÖK SANATINDA, DOĞANIN ÇÖPE ATTIKLARINI SANAT ESERİNE DÖNÜŞTÜREREK YAKLAŞIK 750 ESER YAPTIĞINI BELİRTTİ.
ANKARA’DA YAŞAYAN EMEKLİ ÖĞRETMEN BİR AĞACI DİNOZORA BENZETMESİYLE BAŞLADIĞI KÖK SANATINDA, DOĞANIN ÇÖPE ATTIKLARINI SANAT ESERİNE DÖNÜŞTÜREREK YAKLAŞIK 750 ESER YAPTIĞINI BELİRTTİ.

Görüşünüzü Belirtin

KÜLTÜR SANAT Kategorisinden Haberler

İlginizi çekebilecek güncel kaynak haberleri

Benzer
Özel bireylerden Cumhuriyet coşkusu Antalya
İhlas Haber Ajansı Bugün, 12:09

Özel bireylerden Cumhuriyet coşkusu

Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı Engelsiz Kafe’nin özel bireyleri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla hazırladıkları bando gösterisiyle cadde yürüyüşü gerçekleştirdi.

Nizip Zeytin Festivali 100. yıl gururuyla başladı Gaziantep
İhlas Haber Ajansı Bugün, 12:07

Nizip Zeytin Festivali 100. yıl gururuyla başladı

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Nizip’in ilçe oluşunun 100. yıl dönümü coşkusuyla birleşen 3. Nizip Zeytin Festivali’nde yaptığı konuşmada, ilçeye kazandırılacak yeni projelerin müjdesini vererek, "Biz Nizip için ne söz verdiysek yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Fıstıkçılar Çarşısı’nın ardından şimdi de Nizip’e yakışır yeni zey

Antalya Kültür Yolu Festivali’nde 9 gün boyunca 440’tan fazla etkinlik Antalya
İhlas Haber Ajansı Bugün, 11:25

Antalya Kültür Yolu Festivali’nde 9 gün boyunca 440’tan fazla etkinlik

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Kültür Yolu Festivali’nin açılışında, kentte 40’tan fazla mekânda 440’tan fazla etkinlik düzenleneceğini açıkladı. COP31’in ardından EXPO alanında fuar, kongre ve etkinlik merkezi oluşturacaklarını da belirten Ersoy, "Kış ve bahar dönemlerine de hareketlilik kazandıracağız" dedi.