Ağrı Barosu’ndan Diyadin’deki Muhammet ve Orhan dosyasında adalet çağrısı

Ağrı Barosu tarafından yapılan resmi açıklamada, aradan yıllar geçmesine rağmen maddi gerçeğin açığa çıkarılması ve faillerin yargı önüne çıkarılması için hukuki mücadelenin kararlılıkla devam ettiği vurgulandı.Masumiyet ve Delil Gerçeği...

Ağrı Barosu’ndan Diyadin’deki Muhammet ve Orhan dosyasında adalet çağrısı
GENEL 2 dk okuma 8 Okunma
Yazı Boyutu:

Ağrı Barosu tarafından yapılan resmi açıklamada, aradan yıllar geçmesine rağmen maddi gerçeğin açığa çıkarılması ve faillerin yargı önüne çıkarılması için hukuki mücadelenin kararlılıkla devam ettiği vurgulandı.

Masumiyet ve Delil Gerçeği: "Olay Yerinde Deliller Karartıldı"

Olay yeri kamera kayıtları, tanık beyanları ve HTS analizlerinin maktul çocukların hiçbir yasadışı eylemle ilgisinin bulunmadığını tam anlamıyla kanıtladığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Maktul çocuklar tamamen sivil kıyafetleriyle fırın önünde çalışan masum işçilerdir. Buna karşın, olay yerinde çocuklara ait parmak izinin bulunmaması, silahlardan atış yapılmamış olması ve savcı olay yerine gelmeden delillerin karartılması gibi hususlar dosyanın cezasızlık sarmalına hapsedilmek istendiğini göstermiştir."

Hukuka Aykırı Takipsizlik Kararı ve Bakanlık Başvurusu

Diyadin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği "Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar"ın (KYOK) Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarına açıkça aykırı olduğu ifade edilerek, ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerin değerlendirilmesi yetkisinin savcılığa değil bağımsız mahkemelere ait olduğu hatırlatıldı. Bu kapsamda Ağrı Barosu, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde yakın zamanda faaliyete geçen Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na resmi başvuru gerçekleştirdi.

Yargıdan ve Yetkililerden Beklenen Hukuki Adımlar

Dosyanın aydınlatılması adına atılması gereken adımların altını çizen Baro, Anayasa Mahkemesi ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olan takipsizlik ile itirazın reddi kararlarının, CMK m. 309 uyarınca Kanun Yararına Bozuluşu için Yargıtay’a ihbar edilmesini talep ediyor. Aynı zamanda Daire Başkanlığı koordinesinde parmak izi, balistik ve adli tıp verilerinin tarafsız uzmanlarca yeniden incelenmesini isteyen Ağrı Barosu; sahte tutanak tanzim eden ve delilleri karartan sorumlular hakkında yasal işlemlerin başlatılmasını ve yaşam hakkını ihlal eden kişilerin bağımsız Ağrı Ceza Mahkemeleri önünde yargılanmasını istiyor.

"Hukukun üstünlüğünü savunmaya, cezasızlık kültürüyle mücadele etmeye ve Muhammet Aydemir ile Orhan Arslan’ın anısını adaletle yaşatmaya sonuna kadar devam edeceğiz" denilen açıklama, kamuoyuna saygıyla duyuruldu.

Muhabir: BERRİN ÇELİK

Görüşünüzü Belirtin

GENEL Kategorisinden Haberler

İlginizi çekebilecek güncel kaynak haberleri

Benzer