Kastamonu’nun siyez buğdayı ve kokulu üzümü uluslararası kongrede tanıtıldı

Kastamonu Üniversitesi, Konya’da 25 ülkeden akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen uluslararası kongrede, İhsangazi siyez buğdayı ve kokulu üzümün gastronomi alanındaki potansiyelini ve kırsal kalkınmaya katkılarını tanıttı.

KÜLTÜR SANAT 2 dk okuma 6 Okunma
Yazı Boyutu:

Kastamonu Üniversitesi, Konya’da 25 ülkeden akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen uluslararası kongrede, İhsangazi siyez buğdayı ve kokulu üzümün gastronomi alanındaki potansiyelini ve kırsal kalkınmaya katkılarını tanıttı.

Selçuk Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Sürdürülebilir Ekolojik Tarım Kongresi (ICSEA 2026), 25 ülkeden akademisyen ve araştırmacıyı bir araya getirdi. İklim değişikliği, habitat kaybı, sürdürülebilir gıda üretimi ve ekolojik tarımın geleceğinin ele alındığı kongreye, Kastamonu Üniversitesinden Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal da katıldı. Haberal, Kastamonu’nun coğrafi işaretli ürünlerinden İhsangazi siyez buğdayı ile bölgede yetiştirilen kokulu üzümün ekonomik ve gastronomik potansiyeline ilişkin iki ayrı bilimsel sunum gerçekleştirdi.

Kongre alanında özel bir tanıtım standı kuran Haberal, İhsangazi siyez buğdayı ve kokulu üzümden elde edilen yöresel ürünleri katılımcılara tanıttı. Özel ambalajlarıyla sergilenen ürünler, akademisyenler ve ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Haberal, düzenlediği tadım etkinlikleriyle Kastamonu’nun yöresel lezzetlerini uluslararası katılımcılarla buluşturdu.

"İhsangazi Siyez Buğdayının Özellikleri, Sağlık Üzerine Etkileri, Gastronomi Ürün Çeşitlendirilmesi ve Kırsal Kalkınmaya Etkileri" başlıklı sunumunda Haberal, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen siyez buğdayının besinsel özelliklerini ve gastronomideki kullanım alanlarını ele aldı. Siyez buğdayının ekiminden hasadına kadar geçen üretim süreçlerini anlatan Haberal, bu üründen elde edilen yöresel lezzetleri de katılımcılara tanıttı.

Siyez buğdayının yalnızca hammadde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Haberal, siyez ezmesi ve fırıncılık ürünleri gibi katma değeri yüksek gıdaların geliştirilmesinin bölge ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti. Haberal, siyez üretiminin ekolojik tarım ve tarım turizmiyle birleştirilerek İhsangazi için sürdürülebilir bir kırsal kalkınma modeline dönüştürülebileceğini kaydetti.

Haberal, "Kastamonu Mikroklimasında Kokulu Üzüm: Gastronomi Ürün Geliştirme Stratejileri ve Bölgesel Ekonomiye Entegrasyonu" başlıklı ikinci sunumunda ise bölgenin kendine özgü iklim şartlarında yetişen kokulu üzümün gastronomi alanındaki kullanım imkanlarını anlattı. Üzümün aromatik özellikleri ve antioksidan kapasitesine dikkat çeken Haberal, bu meyveden şıra, doğal meyve suyu, sirke, marmelat ve çeşitli gastronomi ürünleri geliştirilebileceğini belirtti.

Yerel tarımsal ürünlerin korunarak ekonomik değere dönüştürülmesinin önemini vurgulayan Haberal, üreticilerin gıda sanayisi ve turizm sektörüyle buluşturulmasının bölgesel kalkınmayı destekleyeceğini ifade etti.

Akdeniz Havzası Tarımsal Araştırma Programı (PRIMA) temsilcilerinin de katıldığı kongrede, mikotoksinlerle mücadele, tıbbi ve aromatik bitkiler, toprak verimliliği, biyolojik mücadele ve kırsal kalkınma konuları da ele alındı. Kongreye Türkiye’nin yanı sıra Cezayir, Mısır, Fransa, Portekiz, Almanya, Pakistan, Özbekistan, Kazakistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de aralarında bulunduğu 25 ülkeden akademisyenler katıldı.

Görüşünüzü Belirtin

KÜLTÜR SANAT Kategorisinden Haberler

İlginizi çekebilecek güncel kaynak haberleri

Benzer
İhlas Haber Ajansı Bugün, 16:36

Gökyüzünde yarışacaklar

UNESCO Dünya Doğal ve Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Kapadokya, Türkiye’de ilk kez düzenlenecek 1. Türkiye Sıcak Hava Balon Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak. Türkiye Hava Sporları Federasyonu tarafından desteklenen organizasyonda, yerli ve yabancı balon pilotları şampiyonluk için gökyüzünde yarışacak.

İhlas Haber Ajansı Bugün, 14:49

Andırın’ın girişindeki 17 asırlık Roma yadigarı: Akkale

Kahramanmaraş’ın tarihi mimarisiyle öne çıkan Andırın ilçesinin girişindeki derin vadide sarp kayalıklar üzerine kurulu olan 17 asırlık Akkale, heybetli duruşuyla bölgenin köklü geçmişine ışık tutuyor. 4. yüzyılda Roma Dönemi’nde kervan yollarının güvenliğini sağlamak amacıyla inşa edilen tescilli yapı, keşfedilmeyi bekleyen önemli miraslar arasınd